Geçmişten Günümüze Edirne - GeziBilen

Geçmişten Günümüze Edirne

Geçmişten Günümüze Edirne

Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı Edirne’nin tarih sahnesindeki ilk anından bugüne kadarki ilerleyişini ele alacağımız yazımıza hoş geldiniz. Kesinlikle tarih dersi niteliğinde olmayacağına garanti verdiğimiz yazımızda gelin, bu şehri birlikte tanıyalım. Hazırsanız lafı çok da uzatmadan haydi, hemen başlayalım.

İlk Olarak Birkaç Bin Yılcık(!) Gerilere Gidelim 

Anlatılara göre şehir ilk olarak Odris ve Bettegeri adlı Trakya kabileleri tarafından keşfedilip yaşanılır bir kent haline getirilmiş. Meriç ve Tunca nehirlerinin birleştiği yerde kurulan bu yerleşkenin adına da Odris ya da Odrisia adı verilmiş. Daha sonra ise aradan yıllar geçmiş ve hala milattan öncede kalmak koşuluyla tarihin tozlu sayfaları milattan önce 1400 ile 1200 yılları arasını işaret etmiş. Bu dönemde Akalar denen bir halkın hükmüne girmiş Edirne ve ‘Polis’ adını almış. 

Milattan Önce 6’ncı yüzyılda Büyük Kiros tarafından kurulan bir Pers devleti olan Ahameniş İmparatorluğu milattan önce 510’lu yıllarda İskitler ile savaşa girmiş ve sefer sırasında Edirne’ye kadar ilerleyince buranın da hakimiyetine erişmiş. Bu tarihten sonra 150 yıldan fazla bir süre Pers hakimiyetinde kalan şehirde, I. Teres -ki kendisi o dönemlerde Odrislere hükümdarlık eden kişidir- bağımsızlığını ilan etmiş ve eski şehirlerini yeniden kendi egemenliklerine kazandırmayı başarmış. Ancak bu durum da çok uzun sürmemiş. Milattan önce 340 yılına gelindiğinde Makedonların eline geçen Edirne, yeni hükümdarlarınca yepyeni bir isimle anılmaya başlanıp Orestia oluvermiş. Verimli toprakları ve bolca su kaynağının oluşu nedeniyle dikkatleri tüm zamanı boyunca üzerine çekmeyi bilmiş olan Edirne daha sonra Keltlerin istilasına uğrasa da milattan önce 168’de Romalıların eline geçmiş.

Romalılar da şehrin daha önceki hükümdarları gibi kendilerine ait bir isim vermek istemişler bu şehre. Ve bu sefer de Orestia’nın şehri Hadrianapolis demeye başlamışlar. Yalnız burada şu bilgiyi de eklemek lazım ki Hadrianapolis aslında dönemin Roma İmparatolu Hadrianus’tan geliyor. 

Zaman geçmiş, hemen herkesin en az bir kere duyduğu olay gerçekleşmiş ve Roma İmparatorluğu milattan sonra 395 yılında ikiye bölünmüş. Bu tarihten sonra Bizans İmparatorluğu’nun toprakları halini alan Hadrianapolis, peşi sıra Got, Hun, Peçenek, Avar ve Bulgar saldırılarına maruz kalmış. 

813 yılında Bulgaristan Hanı Krum bu bereketli toprakların çekimine karşı koyamayıp ele geçirmiş şehri. Han ölünce güçsüz kalan Bulgaristan devleti de Bizans ile anlaşma yapmış ve 30 yıllık hakimiyetin ardından şehri yeniden onlara bırakmış. Daha sonraki yıllarda Latin İmparatoluğu egemenliğine de girmiş şehir, yeniden Bulgarlar da devralmış yönetimi… Kısacası pek çok fetih ve işgale sahne olmuş güzelim şehrin bereketli toprakları.

Osmanlı Edirne’sine Sevdalı

Net tarih bilgisi farklı kaynaklarda değişiklik gösterse de -biz 1361 ile 1367 yılları arasında diyelim ona- Osmanlı Devleti almış şehri. Hemencecik bir isim değişikliği daha yapılmış, Edirne denmeye başlanmış buraya ve yetmemiş bu güzeller güzeli şehrin çekimine karşı koyamayan Osmanlı bir de burayı başkent ilan edivermiş.

1453 yılında II. Mehmet -ki biz onu genellikle Fatih Sultan Mehmet diye biliriz- İstanbul’u fethedince Osmanlı’nın yeni başkenti İstanbul olmuş ama Edirne değerini hep korumuş. “İkinci Payitaht” denmiş buraya. Suyun bol, havanın ferah ve insanının bilgin oluşundan kaynaklı burası ayrı bir sevilmiş Osmanlı’da. 

600 yıl boyunca hüküm süren devletin en seçkin şehirlerinden biri olan Edirne, gelmiş geçmiş hemen her padişahın gözdesi, şehzadelerinin lala eğitimini aldığı bilgin yeri ve ticaret merkezi olmuş yüzyıllar boyunca. Dedik ya yüzyıllar geçmiş ve Edirne hep Edirne, hep gelişmiş, geliştikçe güzelleşmiş, güzelleştikçe de daha da karşı konulamaz hale gelmiş. Tarihin tozlu sayfaları 18’inci yüzyılı gösterdiğindeyse en büyük darbeyi doğa ananın “Bir yavaş evladım!” demesiyle alıvermiş şehir. Depremler ve yangınlar deyim yerindeyse sarsılmış Edirne. Balkanlara açılan konumuyla en önemli jeopolitik konuma sahip kent olmasıyla övünülürken Osmanlı’nın gerileme dönemlerinde dezavantaj şehir olmuş. Yetmemiş 1828’deki Osmanlı-Rus Savaşı’nda, Osmanlı döneminin ilk işgalini yaşayıp Rusların eline geçmiş. Her ne kadar Osmanlı Edirne’sini geri alsa da 93 Harbi diye kayıtlara geçen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda şehir yeniden kaybedilmiş. Osmanlı gözbebeğini kaybetmemeye ne kadar kararlı olsa ve yeniden şehrini Edirne’sini geri alsa da bu sefer de Balkan Harbi sırasında şehir Bulgarlar tarafından işgal edilmiş. 

Ancak belirttiğimiz gibi Osmanlı kararlı, Osmanlı Edirne’sine sevdalı… Daha I. Balkan Savaşı Antlaşması’nın mürekkebi kurumadan II. Balkan Savaşı patlak verivermiş ve Osmanlı sevdalısı olduğu şehre yeniden kavuşuvermiş.

Her ne kadar çok el değiştirse de toprağı Osmanlı kültürü kokan, örfü, adeti Türklükten oluşan Edirne; Osmanlı’nın gerileme döneminde girdiği ve kaybettiği I. Dünya Savaşı’nın ardından Yunanlar tarafından işgal altına girmiş. Sonra Başöğretmen Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk çıkmış tarih sahnesine. Tüm heybeti, askeri zekası ve bilgeliğiyle bütünleştirdiği planlarını birer birer uygulamaya başlamış ve Türk milletinin tam bağımsız olması gerektiğini yurdun dört bir tarafında anlatıp halkı ayaklandırarak Kurtuluş Savaşı’nın fitilini ateşlemiş. Nihayetinde Edirne halkı da tüm Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşları gibi canı pahasına özgürlüğünü savunmuş ve 25 Kasım 1922’de Edirne Yunan işgalinden kurtulmuş. 15 Eylül 1923’te ise Lozan Antlaşması ile Yunanistan’a savaş tazminatı olarak verilen Karaağaç Türkiye tarafından geri alınmış ve Edirne bugünkü sınırlarını tamamen çizmiş olmuş.

Neredeyse sayısız kültür ve medeniyet geçmiş Edirne topraklarından ancak en uzun misafirleri Osmanlı ve ardından da Türkiye olmuş. Bu nedenledir ki Edirne’nin toprağı Osmanlı, havası Türk kokar.

Yorumlar

    GeziBilen

    Tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerimize ışık tutarak; ülkemizin tanıtımına katkıda bulunmak bizi sizlerle buluşturan temel amacımızdır.

    GeziBilen

    İletişim

    0 (212) 274 2121

    merhaba@gezibilen.com

    Balmumcu Mah, Bestekar Şevkibey Sk, No:26 Beşiktaş-İstanbul

    • GeziBilen Gezi Noktaları

      2.500 gezi noktası

      2.500 noktayı keşfetmeye hazır mısınız?

    • GeziBilen Ülkeler

      4 Farklı Dil Seçeneği

      Tüm yazılı ve sesli içerikler Türkçe, Almanca, İngilizce ve Rusça

    • GeziBilen Rotalar

      185 Tematik Rota

      Her şehir için özel hazırlanmış onlarca tematik rota